<
face Twett Google youtube

Davos zirvesi: Elitler küreselleşme endişesi artıyor

Yoksul ve zengin arasındaki uçurumun giderek büyüdüğü bir dönemde toplanan Dünya Ekonomik Forumu, bu yıl diğerlerine benzemiyor. Elitler, küreselleşmenin sona ermesinden endişe ediyor.

  Davos zirvesi: Elitler küreselleşme endişesi artıyor

Avrupa Birliği'nin "birlik" sorunu, Rusya'nın yükselişi, Çin'in küreselleşme bayrağını devralması, Trump'un ABD'deki zaferi, Breksit, göç krizi, DAİŞ, demokrasilerin tehdit altına girmesi, yeni teknolojiler, Davos zirvesinin gündeminde yer alıyor.

Uzmanlar artan popülizm ve Avrupa Birliği karşıtlığının büyük oranda ekonomik sorunlardan kaynaklandığını savunuyor.

Eşitsizlikler de giderek derinleşiyor. Dünyanın en zengin sekiz kişisi, en yoksul nüfusun yarısından fazlasının sahip olduğu serveti elinde bulunduruyor.

Küreselleşme veya küresel pazarın sembolü haline gelen Dünya Ekonomik Forumu'nda elitler küreselleşmenin sona ermesinden endişe ediyor.

Korumacı refleksler, milliyetçilik ve popülizm bu küresel pazar karşısında tehdit olarak görülüyor.

Davos'a katılanların hepsi milyarderlerden oluşmuyor. Aralarında sivil toplum örgütleri ve vakıf temsilcileri de var.

Bunların temel endişelerinden birisini ABD'nin milyarder yeni başkanı Donald Trump'un tarzı ve izlediği yöntemler oluşturuyor.

Patronlar ve finans pazarlarının beklentileri farklı, sivil toplum örgütler, entelektüeller ve halkın talepleri farklı.

ÇİN KAPİTALİZMİN BAYRAĞINI DEVRALDI

Bu forumun diğer bir yeniliğini Çin oluşturuyor.  Komünist Çin Cumhuriyeti'nin Başkanı'nın Davos zirvesine ilk kez katılmasını bir devrim olarak görenler var.

Açılış konuşmasını yapan Çin Cumhurbaşkanı, serbest ticaret ve küreselleşme lehine konuştu.

Bu durum komünizmin kapitalizm içerisinde eriyebileceği fikrine yol açtı. Tabi eğer tersi olmazsa.

Çin bu haliyle, kalkınmış ancak yorulmuş ülkeler karşısında kapitalizmin bayrağını devralmış gibi görünüyor.

ESKİ DEMOKRASİLER HİÇ OLMADIĞI KADAR KIRILGAN

Davos zirvesi ayrıca, eski demokrasilerin bunalımda olduğu bir dönemde gerçekleşiyor.  Demokratik ülkelerin sayısı hiç olmadığı kadar artsa da, gelişmiş eski demokrasiler de kendisini hiç bu kadar kırılgan hissetmemişti.  Göç krizi, DAİŞ sorunu, ekonomik büyümedeki derin uyuşukluk ve popülizmin tırmanması demokrasileri dinamitliyor.

Avrupa Birliği'nin tıkandığı bir noktada, Rusya'nın uluslararası sahnedeki tırmanışı diğer bir temel konu olarak önem kazanıyor.  Tam da bu sırada, İngiliz Başbakanı Theresa May'ın AB ile kopuşu net bir şekilde ifade etti.

May'ın, 17 Ocak'taki konuşması Avrupa Birliği dışında bir hayat olduğu şeklinde yorumlandı.

Dünyanın en önemli yatırım fonlarından olan Bridgewater'in patronu Ray Dalio, popülizmin korkuttuğunu söylüyor. Dalio, küreselleşmenin sona ermekte olduğundan endişe ediyor.

Bill Clinton'un eski maliye bakanı ekonomist Larry Summers, popülist ekonomi politikalarının mağdurlarının orta ve alt sınıflar olacağını ifade ediyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
 Fırat’ın Gazabı’nda Büyük Suweydiye kasabası kurtarıldı
Fırat’ın Gazabı’nda Büyük Suweydiye kasabası kurtarıldı
Gambiya diktatörü iktidarı bırakmayı kabul etti
Gambiya diktatörü iktidarı bırakmayı kabul etti
Trump’lı 2017 nasıl bir yıl olacak ?
Trump’lı 2017 nasıl bir yıl olacak ?